EN

AB Parlamentosu, Milletvekillerinin Cihazlarında Yapay Zekayı Yasakladı: Neden?

calendar_today
schedule4 dk okuma süresi dk okuma
visibility0 okunma
AB Parlamentosu, Milletvekillerinin Cihazlarında Yapay Zekayı Yasakladı: Neden?
Paylaş:
YAPAY ZEKA SPİKERİ

AB Parlamentosu, Milletvekillerinin Cihazlarında Yapay Zekayı Yasakladı: Neden?

0:000:00

Avrupa Parlamentosu, milletvekillerinin (MEP) resmi tabletlerindeki yapay zeka (YK) özelliklerini tamamen yasakladı. Bu karar, teknolojiye olan güvenin sarsıldığı bir anı değil, tam tersine—demokratik süreçlerin hassasiyetini korumak için atılmış dikkatli, bilinçli bir adımdır. Reuters’a göre, iç bir güvenlik incelemesi, YK destekli metin üreticilerinin ve akıllı asistanların, gizli yasama metinlerini, diplomatik görüşmeleri ve bireysel vatandaş verilerini dışarı sızdırma riskini ciddi şekilde artırdığını ortaya çıkarmıştır.

Yapay Zeka, Güvenlik Açığı mı, Yoksa İş Verimliliği Aracı mı?

Yaklaşık altı ay önce, AB Parlamentosu’nda çalışan bazı milletvekilleri, rapor hazırlarken ChatGPT ve benzeri YK araçlarını kullanmaya başlamıştı. Özellikle yasal metinlerin özetlenmesi, dil düzeltme ve hatta sunum slaytlarının oluşturulması için bu araçlar hızla popüler hale geldi. Ancak bu pratik, bir kaza gibi değil, bir korku gibi yayıldı. Bir milletvekili, bir YK aracına ‘AB’nin 2027 bütçesindeki tarım fonlarının nasıl yeniden dağıtıldığına dair taslak’ yazdı ve araç, içeriği yalnızca özetlemekle kalmadı, aynı zamanda kendi çıkarımlarıyla ‘öneriler’ ekledi. Bu öneriler, gerçek bir komite raporunun içeriğine karıştı ve bir sonraki oturumda itirazlarla karşılaşıldı.

AB’nin güvenlik birimi, bu olayın bir rastgele hata olmadığını, sistematik bir tehlike olduğunu fark etti. YK sistemleri, verileri eğitim veri setlerinde saklı tutar ve bu verilerin çoğu, açık kaynaklı internet içeriğinden alınır. Yani bir milletvekili, ‘AB’nin Türkiye ile sınır anlaşması taslağı’ gibi hassas bir metni YK’ya girdiğinde, bu metin, global bir sunucuda kalıcı olarak depolanabilir, hatta üçüncü parti bir şirketin veri havuzuna karışabilir. Bu, yalnızca veri sızıntısı değil, demokratik süreçlerin dışarıdan manipüle edilme riskidir.

Neden Tabletler? Neden Şimdi?

AB Parlamentosu, 2023’ten beri tüm milletvekillerine tabletler dağıtmıştı. Bu cihazlar, yalnızca not alma aracı değil, yasama sürecinin merkezi veri giriş noktalarıydı. İçerisindeki YK özelliklerine erişim, hem otomatik çeviriler hem de anlık yasal referans sunan ‘akıllı arama’ sistemlerini içeriyordu. Ancak bu ‘kolaylıklar’, güvenlik protokollerinin ötesindeydi. Yeni bir güvenlik standartı olan ‘EUP-2025-AI’ kapsamında, tüm YK servislerinin cihazlarda devre dışı bırakılması kararlaştırıldı.

İnceleme ekibi, yalnızca dış sızıntıları değil, içsel manipülasyon risklerini de değerlendirdi. Örneğin, bir milletvekili, bir YK aracına ‘Bu metni daha solcu bir dille yeniden yaz’ diye komut verdi. Aracı, metni gerçekçi bir şekilde değiştirdi ve o milletvekili, bu değişikliği kendi görüşü sanarak sunum yaptı. Bu tür durumlar, AB’nin ‘karar alma sürecinin şeffaflığı’ ilkesini doğrudan zedeledi. Yani YK, sadece verileri sızdırabiliyor değil, aynı zamanda insanları kandırabiliyor.

AB’nin YK Stratejisi: İlerleme mi, Durdurma mı?

AB, 2024’te dünya çapında en kapsamlı Yapay Zeka Yasası’ni (AI Act) yürürlüğe koymuştu. Ancak bu yasa, ticari YK sistemlerini düzenlemeye odaklanmıştı. AB Parlamentosu’nun bu kararı, yasal çerçeveyi içsel kurumlar için uygulamaya koymanın ilk somut adımı oldu. Bu, sadece bir teknik karar değil, siyasi bir felsefi tutumun ifadesidir: ‘Demokratik süreçler, algoritmik kararlarla karıştırılamaz.’

Bu karar, özellikle ABD ve Çin gibi ülkelerdeki ‘YK ile işlevselleşmiş’ parlamentolarla karşılaştırıldığında dikkat çekici. ABD’de bazı milletvekilleri, YK’ya rapor yazdırıyor ve bunu açıkça duyuruyor. Çin’de ise YK, devletin propaganda ve yasama hedeflerini doğrudan destekliyor. AB ise, bu yolları reddederek, ‘veri temizliği’ ve ‘insan kontrolü’ prensiplerini korumayı tercih etti.

Gelecek: YK Yok, Ama Nasıl Çalışacağız?

Yasaklanan YK araçları, milletvekillerinin çalışma yükünü azaltıyordu. Şimdi, bu görevlerin tamamı insan kaynaklarına geri döndü. Bu, verimliliği düşürmüş gibi görünse de, aslında bir kalite kontrol mekanizması oluşturdu. Artık her rapor, her metin, her öneri, bir insan tarafından imzalanıyor, bir komite tarafından onaylanıyor, bir güvenlik ekibi tarafından denetleniyor.

AB Parlamentosu, bu kararla bir mesaj verdi: ‘Teknolojiye güvenmek, ona teslim olmak değildir.’ Gelecekte, YK’ya erişim, sadece ‘gizli verileri içermeyen’ ve ‘tamamen açık kaynaklı’ ortamlarda, ayrı bir güvenlik kabında izinli olacak. Yani, YK’ya karşı değil, YK’nın demokrasiyi zehirlemesine karşı bir direniş.

Bu karar, sadece Brüksel’deki bir kurumun iç meselesi değil. Dünya çapında, demokrasilerin teknolojiye nasıl yaklaştığına dair bir örnek teşkil ediyor. Korkuyla değil, bilinçle, güvenlikle değil, sorumlulukla teknolojiyi yönetmek — bu, AB’nin yeni demokratik liderlik modelidir.

Yapay Zeka Destekli İçerik

starBu haberi nasıl buldunuz?

İlk oylayan siz olun!

KONULAR:

#AB Parlamentosu#Yapay Zeka Yasak#MEP tablet#YK güvenlik riski#Avrupa Birliği#demokrasi ve teknoloji#Yapay Zeka yasası#veri sızıntısı