4 Milyar Parametreyle İngiltere Matematik Olimpiyatlarını Çözen Yapay Zeka: QED-Nano'nun Sırrı

4 Milyar Parametreyle İngiltere Matematik Olimpiyatlarını Çözen Yapay Zeka: QED-Nano'nun Sırrı
Matematiksel İspatlar İçin Yeni Bir Çağ: QED-Nano, 4B Parametrele İngiltere Olimpiyatlarını Çözdü
Hugging Face’ın yeni modeli QED-Nano, yapay zekanın matematiksel akıl yürütme sınırlarını tamamen yeniden tanımlıyor. 4 milyar parametrelik bu küçük model, 70 milyon parametrelik modellerin bile aşamadığı zorlukta olan Uluslararası Matematik Olimpiyatları (IMO) seviyesindeki ispatları, Lean, Coq veya diğer otomatik teorem ispatlayıcı araçlara hiç ihtiyaç duymadan sadece doğal dilde çözebiliyor. Bu, yalnızca bir teknik ilerleme değil — matematiksel düşünmenin yapay zeka tarafından nasıl yeniden keşfedildiğinin bir belgesi.
Neden Bu Kadar Önemli?
Geçmişte, makine ile ispat üretimi, özellikle olimpiyat düzeyindeki problemlerde, büyük modellerin ve özel dillerin (örneğin Lean) bir araya gelmesiyle mümkün oluyordu. Bu sistemler, matematiksel mantığı kodlamak için binlerce satır kurallı dil gerektiriyordu. QED-Nano ise tamamen farklı bir yol izliyor: İspatları, insanlar gibi parçalara ayırıyor. Bu, sadece bir eğitim stratejisi değil, bir felsefi dönüşüm.
Model, büyük ispatları küçük, anlamlı adımlara bölüyor — her adım bir ‘kanıt parçası’ olarak işleniyor. Bu, insan matematikçilerin kullandığı ‘düşünme sürecini’ simüle ediyor: Önce problemi anla, sonra kritik hipotezleri belirle, sonra adımlarla ilerle. QED-Nano, bu süreci öğrenerek, bir ispatın ‘akışını’ değil, sadece ‘biçimini’ değil, mantığını kavradı.
Veri: Sadece İspatlar, Sadece Kaliteli
QED-Nano’nun sırrı, sadece parametre sayısında değil, eğitim verisinde yatıyor. Hugging Face, ‘FineProofs-SFT’ ve ‘FineProofs-RL’ adlı iki özel veri seti oluşturdu. Bu veriler, yalnızca IMO ve diğer üst düzey yarışma problemlerinin çözümlerinden oluşuyor — ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta: veriler, sadece doğru cevaplar değil, doğru ispat süreçleri. Yani model, sadece ‘cevap’ değil, ‘yol’ öğreniyor.
Örneğin, bir problemde ‘bir üçgenin iç açıları toplamı 180 derecedir’ gibi bir teorem değil, bu teoremin nasıl bir zincirle ispatlandığı, hangi aksiyomların hangi sırayla kullanıldığı, hangi geometrik inşaın hangi adımın temelini oluşturduğu gibi detaylar veriliyor. Bu, modelin ‘neden’ sorduğu, ‘nasıl’ düşündüğü bir zihniyet kazanmasını sağlıyor.
RL ile Öğrenme: Yanlışlardan Öğrenmek
QED-Nano, sadece izleyici bir model değil, bir ‘araştırmacı’ model. RL (Reinforcement Learning) aşamasında, model kendi ürettiği ispatları değerlendiriyor, hatalı adımları tespit ediyor ve bunları düzeltiyor. Bu süreçte, modelin ‘kendi mantığını’ test etme yeteneği gelişiyor. Bir insan matematikçi gibi, bir ispatı yazdıktan sonra ‘bu adım neden geçerli?’ diye kendini sorguluyor. Bu, büyük modellerin ‘statistiksel tahmin’ temelli yaklaşımlarından tamamen farklı bir yol.
Lean Gerekmıyor: Doğal Dilde İspat, Yeni Bir Paradigma
QED-Nano’nun en çarpıcı özelliği, herhangi bir formel dil kullanmaması. Lean, Coq, Isabelle gibi sistemler, matematiksel ispatları kodlamak için özel sözdizimleri gerektirir. Bu, matematikçilerin bile öğrenmesi zaman alan bir engel. QED-Nano ise, tamamen doğal dilde çalışıyor. ‘Böylece, a + b = c olur’ gibi ifadelerle ispat yapıyor. Bu, yapay zekanın matematiksel düşünceyi sadece ‘anlamak’ değil, ‘ifade etmek’ konusunda insanla eşit seviyeye ulaştığının kanıtı.
Ne Anlama Geliyor? Matematikçilerin Yeri Ne?
Bu teknoloji, matematikçileri yerinden edecek değil, onları güçlendirecek. QED-Nano, uzun, yorucu ispatları otomatikleştirerek matematikçilerin yaratıcı düşünme zamanını artırıyor. Bir ispatın bir parçası için haftalar harcayan bir araştırmacı, artık QED-Nano’ya ‘bu adımı kontrol edebilir misin?’ diye sorabilir. Bu, matematiksel keşfin hızını 10 katına çıkarabilir.
Ayrıca, bu model, matematik eğitimini de kökten değiştirebilir. Öğrenciler, zor ispatları sadece okumak yerine, QED-Nano ile etkileşimli olarak adım adım inceleyebilir. ‘Neden bu adım yapıldı?’ sorusuna anında bir açıklama alabilir. Bu, matematiksel düşünmeyi ezberden kurtarır.
Gelecek: 4B’den 1B’ye?
QED-Nano, ‘küçük ama zeki’ model trendinin doruk noktası. Bu, yapay zekanın sadece büyük olmakla değil, akıllıca olmakla kazanacağı bir çağın başlangıcı. Hugging Face, modelin kodlarını ve veri setlerini açık kaynak olarak paylaştı — bu da dünya çapında birçok araştırma grubunun bu modeli geliştirmesine olanak tanıyor. Bir sonraki adım: 1 milyar parametrele IMO sorularını çözen bir model mi? Belki de.
QED-Nano, sadece bir yapay zeka modeli değil — matematiksel düşünceyi yeniden tanımlayan bir felsefi deneyim. İnsan zekâsının izlerini taşıyan bir makine, artık sadece cevap vermiyor. İspat yapıyor. Ve bu, matematik tarihinin yeni bir sayfası.


